Ana içeriğe geç

KKP Sistemlerinin Dünü Bugünü Yarını

·813 kelime·4 dk
Oğuzhan Kuşca
Yazar
Oğuzhan Kuşca
Selam ben Oğuzhan. Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS) perspektifiyle; Linux ve Python kullanarak operasyonel süreçleri optimize ediyor, teknoloji stratejilerini analiz ediyorum. Kodun iş değerine dönüştüğü yerdeyim.

Sanayi devrimi bir günde gerçekleşen ve insanların anında bu devrime adapte olduğu bir durum değildi. Tıpkı toplumun yıllar içinde değişmesi ve gelişmesi gibi işletmeler de yıllar içinde gelişen teknoloji ve değişen insan ihtiyaçları çerçevesinde değişti ve gelişti. 1750’li yılların öncesinde atölye tipi işletmelerde elde üretilen ürünler bu dönemde buhar gücünün üretimde kullanılmaya başlanmasıyla büyük fabrikalara evrildi. Zaman geçti, buharın yerini elektrik aldı. Artık her şey çok daha seri bir şekilde toplu olarak üretilebiliyordu.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken ve üretimde bu artışlar olurken elbette ki kusursuz olmadı. Eksik ham maddeler yüzünden duran üretimler, depoda ürün olmasına rağmen fazladan üretilen ürünler, satış gerçekleşmesine rağmen hiçbir yerde bulunmayan faturalar. Hepsi bu dönemin bir parçasıydı. Artık mesele sadece fazla ya da ucuz üretmek değildi. Üretilen ürünü takip edebilmek, işletme hakkında bilgi sahibi olmak asıl meseleydi.

1960’lı yıllarda atılan ilk adımlar, işletmelerin bu kontrol ihtiyacına verilen sistematik bir yanıt olarak ortaya çıktı. Zamanla üretim planlama, stok takibi ve finans gibi alanları kapsayan bu yaklaşımlar, bugün KKP sistemleri olarak adlandırdığımız yapının temelini oluşturdu.

Malzeme İhtiyaç Planlama Sistemleri
#

1960’lı yıllara gelindiğinde işletmeler artık depolarında ne olduğunu görebiliyordu. Stok takip programları sayesinde ham madde ve bitmiş ürün miktarları kayıt altına alınıyor, geçmiş veriler üzerinden geleceğe dair tahminler yapılmaya çalışılıyordu. Ancak bu görünürlük, üretimi yönetmek için her zaman yeterli değildi.

Çünkü stokta ne olduğunu bilmek, ne zaman üretileceğini ve neyin eksik kalacağını bilmek anlamına gelmiyordu. Artan üretim hacmi ve çeşitlenen müşteri talepleri, yöneticileri daha karmaşık sorularla karşı karşıya bıraktı. Bu noktada basit stok takibi, karar almak için yetersiz kalmaya başladı.

1970’li yıllarda devreye giren Malzeme İhtiyaç Planlama (MRP) sistemleri, tam olarak bu ihtiyaca yanıt verdi. MRP sistemleri; siparişleri, mevcut envanteri ve üretim bileşenlerini birlikte ele alarak yöneticilere üretim sürecinin tamamını planlama imkânı sundu. Böylece karar alma süreçleri ilk kez yalnızca sezgiye değil, sistematik verilere dayanmaya başladı.

Ancak MRP sistemleri her koşulda kusursuz değildi. Özellikle kitlesel üretim için tasarlanan bu yapı, daha küçük ve esnek işletmelerde aynı başarıyı gösteremedi. Talebin hızlı değiştiği pazarlarda ise sistemin tepkisiz kaldığı ve değişime uyum sağlamakta zorlandığı yönünde eleştiriler ortaya çıktı.

Bu sınırlamalar, MRP’nin tamamen terk edilmesine değil; genişletilmesine yol açtı. 1980’li yıllarda ortaya çıkan MRP II sistemleri, mevcut MRP yapısını kapasite planlama, satın alma ve üretim yeri kontrolü gibi yeni işlevlerle destekleyerek daha bütüncül bir üretim planlama yaklaşımı sundu.

MRP sistemlerinde olmayıp MRP II sistemlerine eklenen ilave işlevleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Satın alma işlevi
  • Üretim yeri kontrol işlevi
  • Kapasite planlama işlevi

KKP Sistemleri
#

1990’lı yıllara gelindiğinde fabrikalarda üretimler planlanıyor, şirket depolarında stoklar takip ediliyordu. Ancak hala eksik noktalar vardı. Üretim ve stok takibi tek noktadan kontrol ediliyordu ama hala bir yerlerde muhasebe kayıtları bir dosyada tutuluyor, işe alımlarda ve diğer personel işlemlerinde ayrı bir dosya tutuluyordu, satış departmanı ise müşteriden gelen taleplere cevap verirken fabrikanın durumundan bihaber durumda oluyordu. Yani hala işletmede farklı noktalarda farklı dosyalar bulunuyor ve bu dosyalar arasında bir bağlantı kurmak her geçen gün daha da karmaşıklaşıyordu.

Gartner Group tarafından 1990’lı yılların başında literatüre kazandırılan kurumsal kaynak planlama kavramı ile birlikte şirket içindeki bu bağımsız dosyaları birbirine bağlamak hedeflendi. Bu doğrultuda MRP II’ye ek olarak KKP sistemlerine finans, insan kaynakları, satış ve pazarlama, kalite yönetimi ve müşteri ilişkileri gibi modüller eklendi.

KKP ile gelen bu değişimin kalbinde ise merkezi bir veritabanı yatmaktaydı. Artık satış ekibi bir sipariş girdiğinde üretim ekibi bunu anında görebiliyor, bunun yanı sıra muhasebe ekibi de bu satış için gerekli faturayı anında oluşturabiliyordu. Bilgi artık tam anlamıyla işletmenin her noktasından erişilebilir bir hale gelmiş oluyordu.

Bulut Bilişim ve Yapay Zeka
#

Geleneksel KKP sistemleri günümüzde hala kullanılıyor. Yine de bu teknolojik gelişimin durduğu anlamına gelmiyor. Yeni ihtiyaçlar yeni özellikler doğuruyor. Geleneksel KKP sistemleri işletmeler için ne kadar kullanışlı ve faydalı olsa da kurulum ve işletme maliyetleri yüzünden bir bakıma riskli yatırımlar olarak görülebilirdi. Merkezi veri tabanında yaşanan bir problem tüm işletmenin kilitlenmesine sebep olabilirdi. Mobil teknolojilerin gelişmesi ve internet kullanımının giderek yaygınlaşması ile birlikte hayatımıza giren bulut bilişim kavramıyla geleneksel KKP sistemleri de evrim geçirmiş ve işletmeler için büyük bir yük olan kurulum ve bakım masrafları rafa kaldırılmıştır. Bu yeni sistemle birlikte işletmeler artık şirket içinde bir veri tabanı ve sistem kurmak yerine halihazırda bu hizmeti veren uzman şirketlerden abonelik alarak KKP sistemini işletmelerine hızlı ve görece masrafsız bir şekilde entegre edebilir konuma gelmiştir.

Ek olarak yaşanan pandemi ile şirketlerin uzaktan çalışma biçimine geçmeleri ile bulut bilişimin önemi biraz daha artmış ve verilere internet olan her yerden erişebilir olmak büyük önem kazanmıştır.

Yine KKP sistemlerinde yaşanan bir evrim ile günümüzün vazgeçilmezi olan yapay zeka bu sistemlere entegre edilmeye başlanmıştır. Yapay zeka ile artık işletmeler veriyi kaydetmekle kalmayıp ayrıca bu veriler aracılığıyla gelecek adımları için tutarlı çıkarımlar yapabilir konuma gelmiştir.

Sonuç
#

Sanayi devrimiyle birlikte üretimi hızlandırmak isteyen işletmeler, zamanla üretimi anlamaya ve kontrol etmeye ihtiyaç duymaya başladı. Bugün gelinen noktada ise mesele yalnızca üretmek ya da kaydetmek değil; veriden anlam çıkarmak ve doğru zamanda doğru kararı verebilmek. KKP sistemlerinin tarihsel yolculuğu, işletmelerin bu arayışına verilen teknolojik yanıtların bir özeti niteliğindedir.